Dil Tembelliği

Dil Tembelliği

Konuşma bozukluklarının ana kaynağını bazen fizyolojik problemler oluşturabilmektedir.
Dil Tembelliği
,
Küçük yaşlardan itibaren oluşan bir problem olması önem teşkil eder. Eğer sonradan oluştuysa ilk olarak ayrıntılı bir KBB muayenesi ile (kas uyarımında ve sinirlerde) bir patolojinin olup olmadığını araştırmalıyız. Dil tembelliğinin yaşandığı durumlarda dil ve dudak hareketleri istenildiği kadar rahat ve elastik şekilde işlev göremez ve dilenen seslerin çıkarılması mümkün olmayabilir. Seslendirilemeyen harflerin olduğu kelimeler ve hatta yoğun yaşandığında cümleler anlaşılmaz boyutlarda olabilmektedir.

Verdiğimiz terapilerde de, dudak, dil ve yanak kaslarının harekete geçirilmesini ve doğru kullanılması sonucunda egzersizlerle bu sorunun sebebiyet verdiği iletişim bozukluğu da ortadan kaldırılabilir. Öğrenilen seslerin sürekliliğinin sağlanması sadece sesin çıkartılabilmesiyle değil ayrıca cümle içerisinde de anlaşılır boyutlarda kullanılmasına da bağlıdır.

 

Konuşma Bozukluğu Nasıl Geçer

Konuşma Bozukluğu ve Sonuçları

konuşma bozukluğu nasıl geçer

Konuşma bozukluğu nasıl geçer sıkça rastlanan bir sorundur. Konuşmanın sıkıntıya uğradığı konuşma bozukluklarından biri olan “kekemelik” olabilmektedir. Kekemelik kişilerdeki takılmalar ya da duraksamalar olarak vasıflandırılan sorunlardır. Sorunların genel gelişim düzeyine bakılırsa kekemelik sıkıntısı dahil olmak üzere genelde erken konuşma dönemi olan 2-4 yaş aralığında yoğun olarak görülebildiğini söyleyebiliriz. Ancak korkulu olayların daha sık sebebiyet verdiği kekemelik sorunlarının, 2 ila 9 yaş arası görülme oranları ergenlik çağlarına göre daha fazladır.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Bilimsel olarak ispatlanmasa da konuşma bozuklukları genetik olabilmektedir. Buna aile bireylerinde görülen şekli ile devam eden sorunlar ışık tutmaktadır. İletişimin ilk adımı olan düşünceleri aktardığımız konuşma yapımızdaki bazı sorunlar bu iletişim düzeyini istenilen seviyelerde tutmamızı önleyebilmektedir. Bu zamanlarda ortaya çıkan bu durumlardan nasıl kurtulabiliriz sorusu olduğunda konuşma bozukluğu tedavisi ve yöntemlerini incelememiz gerekmektedir.

Konuşma Terapisti

670px-Stop-Stuttering-Step-12y53hİfade güçlüğüne sebebiyet veren konuşma bozuklukları görülmeye başladığı tarihler itibari ile kendiliğinden geçebilme potansiyelleri olan sorunlardır. Ancak belli bir zaman sonra bu konuşma bozuklukları maalesef kalıcı olarak devamlılık sağlayan alışkanlıklar olarak kodlanmaya başlar. Konuşma bozukluklarının ortadan kalkması adına yürütülen konuşma terapilerini uygulayan uzmanlara verilen genel isim, konuşma terapistidir. Konuşma terapisti kişilerdeki konuşma bozukluklarının türüne göre hareket eden kişilerdeki konuşma sorunlarının neler olduğunun tespitini yapan ve sonuç itibari ile hangi konuşma yöntemini kullanması gerektiğine de karar veren kişidir. Bu terapilerin sıklığı, devamlılığı ve verimine etki eden kişi konuşma terapisti olmalı, terapiyi alan kişinin çevresinin bu konuda, uzmanı yanlış yönlendirmiyor şekilde konuya yaklaşmaları gereklidir.

KEKEMELİK NASIL GEÇER

Kekemelik Nasıl Geçer

Kekemelik kalıcı değildir,sistemli bir tedavi ile buna son verilebilir.Küçük yaşlarda oldukça sık fakat ara ara görülebilen kekemelik genetik olarak değerlendirilmemelidir. Çevresel faktörlerin etkisi ile vücudun reaksiyonu olarak doğan tepkiler, konuşma sırasında yaşanan takılmalar olarak görülebilir. Konuşma sırasında yaşanan takılmaların, tekrarların, duraksamalara genel olarak verilen isim kekemelik olsa da “kekemelik nasıl geçer” sorularından önce kekemelik türü ve gelişim aşamalarının araştırılmasının gereği önem teşkil etmektedir.  Kekemelik köken itibari ile genetik yapısı olmayan ve doğuştan ileri gelen bir sıkıntı değildir. Kekemelik beyinle ilgili nörolojik bir sorun olarak da adlandırılabilecek olumsuz bir potansiyele sahip değildir. Bu noktada cerrahi bir operasyonda gerekli değildir.

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Akıcı konuşma bozuklukları ya da harf hataları olarak da görülebilen konuşma bozukluğu sorunu, herhangi bir ilaç ya da hap tedavisi ile son bulabilecek bir yapıda değildir.

Konuşma bozukluğunun türünün belirlenmesi ile yola çıkılması gereken konuşma terapisi, harf hataları ve akıcı konuşma bozuklukları ya da her ikisinin de yaşandığı vakalar olabilmektedir. Bu durumlarda öncelikle şekillendirilmiş kontrollü bir konuşma alışkanlığının empoze edilmesi amaçlanmalı bu süreç başarıyla tamamlandıktan sonra harf ve sesletim sorunlarının üzerinde dil terapileri uygulanarak bu sorunların da üstesinden gelmek gereklidir. Fakat terapiler sonrasında konuşma bozukluğunun tekrar edebilme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır.

Konuşma Bozukluğu Egzersizleri

Konuşma Bozukluğu Egzersizleri

Konuşma Bozukluğu Egzersizleri

Konuşma bozukluğu ile ilgili sorunlar akıcı konuşma bozuklukları olarak adlandırılan kekemelik yada harf yada ses hataları olarak bildiğimiz artikülasyon bozukluğu şeklinde görülmeye başlanabilir. Konuşma bozukluğu sorunları genelde doğuştan olmayan sonrasında yaşanan olumsuz, sıkıntılı ya da korkulu anlar sonucunda ortaya çıkabilmektedir. Bazen özellikle artikülasyon bozukluğu gibi problemlerin erken konuşma dönemi ile birlikte harflerin yanlış öğrenilmesi, çıkartılamaması ile bunların alışkanlık haline dönüşerek oturan bir konuşma yapısı olarak devam etmesi şeklinde görülebilir.

Konuşma Bozukluğu eğer dil tembelliği şeklinde, kişinin ne dediği anlaşılamayan türde bir sorun ise o zaman dil ve dudak terapileri ve konuşma egzersizleri ile kişilerdeki konuşma motoru geliştirilmeye çalışılır ve bu çalışmalar düzenli şekilde haftalara yayılabilir. Konuşma bozukluğu egzersizleri ile kazanılan dil yetenekleri sürekli olarak tekrarlanmalı ve sonuçların kalıcı hale getirilmesi amaçlanmalıdır.

Konuşma Bozukluğu ve Kaygı Bozuklukları

Konuşma Bozukluğu ve Kaygı Bozuklukları

Konuşma Bozukluğu ve Kaygı Bozuklukları

Hem konuşma bozukluğu hem kaygı bozukluğu olarak ayrılmayacak kadar bütün bir sorun aslında kekemelik yada kişilerin konuşma esnasında anlaşılamama durumu.. Kişilerin karşısındaki kişi ya da grup önünde sorun yaşadığı her durumdan hariç birde ifade güçlüğü yaşaması ayrıca bir sorun olarak tanımlanabilir. İfade güçlüğü ile birlikte yaşanmış alay konusu olunmuş başarıların önünde hep bir engel olarak sürülmüş bir hayat.. Tüm bu durumların sonucunda hep “eğer konuşma bozukluğu sorunu yaşamamış olsaydım şimdi çok farklı konumlarda olurdum” larla dolu bir sürü cümle vardır kekemelik yaşayan kişilerin ağzında, çünkü hep bir burukluk yaşanmıştır. Burukluğun getirdiği davranış bozuklukları haricinde bu davranış bozukluklarını tetikleyen, ifade güçlüğünün getirdiği ruhsal sıkışmaların önüne ise ancak konuşma bozukluğu tedavisi ile geçilebilecektir. Çünkü konuşma bozukluğu yaşayan kişilerin ana problemine bağımlı bir çok sıkıntı otomatik olarak onların hayatına yerleşmiş durumdadır.

Konuşma Bozukluğu Terapisi

Konuşma Bozukluğu Terapisi

Konuşma Bozukluğu Terapisi

Harf hataları heceleme sıkıntıları olarak bilinen artikülasyon bozukluğu ve akıcı konuşma sorunları olan duraksamalar, uzatmalar yada takılmaların çözümü olarak görülen konuşma bozukluğu tedavisi hastalıkvari bir yapıda olmadığı için ancak konuşma egzersizleri yani eğitim yolu ile son bulabilmektedir.

Anlık Yaşanan Konuşma Bozukluğu Sorunları

Anlık Yaşanan Konuşma Bozukluğu Sorunları

Anlık Yaşanan Konuşma Bozukluğu Sorunları

Konuşma, kişiler arasında seslerin kelimelere dönüşüp anlamlı bir halde ağızdan çıkması gibi basit bir anlatımla tanımlansa da konuşma bozukluğu yaşayan kişiler için durum çok daha karmaşık bir hal alabilmektedir. Özellikle heyecana bağlı konuşma bozukluğu, aslında herkeste belli bir oranda yaşanabilecek problemlerken, bunu her cümlesinde yaşayan kişiler özellikle heyecanlı anlarda kilitlenme durumlarına kadar bu sorunu ciddi oranda sıkıntılı bir şekilde yaşayabilmektedir.