Kekemelik Geçici midir ?

kekemeliğin ilaç tedavisi ile geçeceğini umarak bir arayışa girmek kesinlikle doğru değildir. Ancak kekemelik geçicidir ve özellikle ilk yıl kendiliğinden ortadan kalkma ihtimali çok yüksektir. Eğer bir yılı aşkın bir süredir devam ediyorsa artık kalıcı olma ihtimalleri artış gösteriyor diyebiliriz. Bu sürenin ardından alışkanlık haline gelen kekemelik maalesef kişi tek başına ortadan kaldıramaz ancak uzman yardımıyla ortadan kaldırılabilir. Kekemelik tedavisi geçici olabilecektir, ancak ortaya çıktığı tarih ve devam ettiği tarihler oldukça önemlidir.
Kekemeliğin çözümü, kişilere kısa bir süre devam eden yalnızca bazı teknikler gösterilmemelidir. Kekemelik heyecanlı ve gergin anlarda konuşmayı zorlayan, komplike bir yapıdır. Bu sebeple kekeme birini küçümsemek yanlış olacaktır. Kekemelik tedavisi için uzun yıllardır devam eden kurumlar ve kullandıkları dünyaca ünlü yöntemleri tercih edilmelidir. Kişilerin yaşadıkları akıcı konuşma bozuklukları tedavi edilmeleri için uzun sürebilen yeni ve kontrollü konuşma alışkanlıklarını kişiye empoze edilebildiği ortamlarda ve uygun sürelerde gerçekleşebilir.
Kullandığımız “shaping tekniği” bizim deyimizle “kontrollü konuşma” kişiler tarafından şekillendirilmiş yeni bir konuşma yapısı öğretilmektedir. Bu yöntem ile alışkanlık haline gelmiş takılmaların olduğu eski konuşma yapısını düzeltmektedir. Ancak yeni edinilmiş konuşma alışkanlığının sürekli kullanılmasına yönelik, öğrenilmiş tekniklerin sürekli yapılan egzersizlerle pekiştirilmesi gerekmektedir. Doğru nefesle konuşmaya devam edebilme gayreti ve kelime içindeki seslerin tam olarak vurgulanma çabası da bu egzersizlerden bazılarıdır.
Nefes boyutunun da önem arz ettiği konuşma alışkanlıklarında diyafram nefesinin de kekemelik tedavisi aşamalarında var olduğu unutulmamalıdır. Bu yüzden kekemeliğe çözüm olan bu öğretilerin tekrar edilmesi gerekmektedir. Takılmaların bittiği düşüncesi ile, kişilerin konuşma sırasında hiçbir tekniği kullanmadan konuşmaya devam etmeleri, kekemeliğin tekrar etmesine sebebiyet verebilir. Unutulmamalıdır ki yılların getirdiği hiçbir alışkanlık bir anda yok olmaz.

Kekemelik

Awkward age problemsKekemelik

Düşündüğünü ifade etmek bazen nefes almak gibiyken bazen hayatın en vazgeçilmez ihtiyacı olacak kadar zorunludur insan için. Özellikle önemli bir konu ve heyecanlı bir ortamdan bahsediliyorsa.
Yaşadığına pişman eden kekemelik sorunu bazen çok zor anları peşinden getirir. Kontrol edilemeyen bu takılmalar, özellikle heyecanla buluştuğunda konuşmaktan vazgeçmek anlamı taşıyan bu problem dermansız bir dert değilken, insanlara öyle bir yapışmıştır ki asla kurtulamayacağız gibi bir düşünce yerleşir zihinlere.
Kekemelik görülmeye başladığı ilk yıllarda kendiliğinden geçebilecekken kemikleşmeye yüz tutan ve artık refleks haline dönüşen durumlarda kendiliğinden geçebilecek olan bu özelliğini yitirmektedir. geçebilme ihtimali olan ve çocukların yanında yaşayan bireylere konu ile ilgili büyük görevler düşmektedir. Bu sorunla ilk karşılaşmalar hak verirsiniz ki büyük ir panik halinde ortaya çıkmaktadır. Fakat kekemelik yaşayan çocukların bu sıkıntıyı çok büyük bir problem gibi algılamaları, sıkıntının yerleşmesine sebep olabilmektedir. Neden takılıyorsun, kekeleme gibi gereksiz uyarılar ise çocuğun kendini denetleme ihtiyacını dürtmekte ve yapamadığını gördükçe bu olayı kafasında büyütüp refleks haline dönüşmesine sebep olabilmektedir.

Uzun yıllardır devam eden kekemelik için artık “kronik kekemelik” diyebileceğimiz yapılar içerindeki takılmalar, duraksamalar,tutulmalar ancak uzman yardımıyla uzaklaşılabilecek sorunlar grubuna girebilir. Kekemelik tedavisi başlangıcı kişisel özelliklerin ve sorunun cinsinin tespiti ile başlayıp kontrollü konuşma alışkanlığını kazandırabilecek teknikler bütününün kişiye öğretilmesi ve bu yöntemlerin kişide refleks haline dönüşene kadar olan takibi ile başarılabilmektedir. Kekemelik tedavisi yapılacak olan kişinin özellikle de yetişkinlerde görülen kekemelik problemlerinin geçmemesi gibi bir ihtimal çok yoktur. Misal halk arasında bu yaştan sonra kekemelik geçmez gibi bir yanlış anlaşılma olabiliyor. Bu sebeple bu yanlış inançlara kanmayıp bu sorunun çözümüne odaklanmak doğru olandır.

Takifemi


kekeme (1)Hızlı konuşma sorunu olarak adlandırılan takifemi, günümüzün hızıyla mı ilgilidir bilinmez ama birçok kişinin ortak özelliğidir. Hızlı konuşmaların özellikle de heyecanlı anlarla birleştiği durumlarda hiç anlaşılamayan boyutlara ulaşması da iletişim sorunları olarak algılanmaktadır. Hızlı konuşma sorununu tetikleyen birkaç sebep bulunmaktadır, ancak yaşam koşullarının etkileri ile soyutlaşan günümüz dünyasındaki akış hızını da unutmamak gerekir.

Harf Hataları

Harf Hataları

Harf Hataları

Harf Hataları, beş yaşına ulaştığı halde harflerde olan sorunlar, (s) yerine (t), (k) yerine (t), (r) yerine (y, (l) yerine (ğ) ya da (y) gibi farklı harfler söylemeye başlayabilir.Lakin bu farklı harfleri kullanma, kısık veya farklı ses çıkarma, hızlı konuşma, heceleri yutma sorunları da harf hataları olarak görülebilir.Artikülasyon sorunun erken dönemde fark edilmesi oldukça önemlidir.

 

Çünkü yanlış yerleşen bir sistemi düzeltmek,bilinmeyen bir yöntemi öğretmekten daha zordur. Yanlış oturan sistem içerisindeki konuşma alışkanlıkları ve harflere dikkat etmek gerekir. Başlarda kulağa komik ve hoş gelen bu sorunlar bir zaman sonra çocuğun kendini ifade edemeyecek derecede sorun yaşamasına neden olmaktadır.

kekeme (19)

Konuşma sorunları yalnızca harf hatalarına bağlı artikülasyon bozukluğu ile ilgili değildir. Şapkaya şapda Telefona tefon, kediye tedi, topa dop, balıka bayık diye telaffuz etmenin 4 yaş civarında son bulması gerekmektedir. (R ) sesi çocuklarda en son ortaya çıkan sestir. Bu sesler genelde 3 – 4 yaş arasında hece başlarında kullanılmaya başlar fakat yerleşmediği de olur.

Dil Tembelliği

Dil Tembelliği

Konuşma bozukluklarının ana kaynağını bazen fizyolojik problemler oluşturabilmektedir.
Dil Tembelliği
,
Küçük yaşlardan itibaren oluşan bir problem olması önem teşkil eder. Eğer sonradan oluştuysa ilk olarak ayrıntılı bir KBB muayenesi ile (kas uyarımında ve sinirlerde) bir patolojinin olup olmadığını araştırmalıyız. Dil tembelliğinin yaşandığı durumlarda dil ve dudak hareketleri istenildiği kadar rahat ve elastik şekilde işlev göremez ve dilenen seslerin çıkarılması mümkün olmayabilir. Seslendirilemeyen harflerin olduğu kelimeler ve hatta yoğun yaşandığında cümleler anlaşılmaz boyutlarda olabilmektedir.

kekeme (56)

Verdiğimiz terapilerde de, dudak, dil ve yanak kaslarının harekete geçirilmesini ve doğru kullanılması sonucunda egzersizlerle bu sorunun sebebiyet verdiği iletişim bozukluğu da ortadan kaldırılabilir. Öğrenilen seslerin sürekliliğinin sağlanması sadece sesin çıkartılabilmesiyle değil ayrıca cümle içerisinde de anlaşılır boyutlarda kullanılmasına da bağlıdır.

 

Konuşma Bozukluğu Nasıl Geçer

Konuşma Bozukluğu ve Sonuçları

konuşma bozukluğu nasıl geçer

Konuşma Bozukluğu Nasıl Geçer

Konuşma bozukluğu nasıl geçer sıkça rastlanan bir sorundur. Konuşmanın sıkıntıya uğradığı konuşma bozukluklarından biri olan “kekemelik” olabilmektedir. Kekemelik kişilerdeki takılmalar ya da duraksamalar olarak vasıflandırılan sorunlardır. Sorunların genel gelişim düzeyine bakılırsa kekemelik sıkıntısı dahil olmak üzere genelde erken konuşma dönemi olan 2-4 yaş aralığında yoğun olarak görülebildiğini söyleyebiliriz. Ancak korkulu olayların daha sık sebebiyet verdiği kekemelik sorunlarının, 2 ila 9 yaş arası görülme oranları ergenlik çağlarına göre daha fazladır.

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Konuşma Bozukluğu Tedavisi

Bilimsel olarak ispatlanmasa da konuşma bozuklukları genetik olabilmektedir. Buna aile bireylerinde görülen şekli ile devam eden sorunlar ışık tutmaktadır. İletişimin ilk adımı olan düşünceleri aktardığımız konuşma yapımızdaki bazı sorunlar bu iletişim düzeyini istenilen seviyelerde tutmamızı önleyebilmektedir. Bu zamanlarda ortaya çıkan bu durumlardan nasıl kurtulabiliriz sorusu olduğunda konuşma bozukluğu tedavisi ve yöntemlerini incelememiz gerekmektedir.

Konuşma Terapisti

670px-Stop-Stuttering-Step-12y53h

Konuşma Terapisti

İfade güçlüğüne sebebiyet veren konuşma bozuklukları görülmeye başladığı tarihler itibari ile kendiliğinden geçebilme potansiyelleri olan sorunlardır. Ancak belli bir zaman sonra bu konuşma bozuklukları maalesef kalıcı olarak devamlılık sağlayan alışkanlıklar olarak kodlanmaya başlar. Konuşma bozukluklarının ortadan kalkması adına yürütülen konuşma terapilerini uygulayan uzmanlara verilen genel isim, konuşma terapistidir. Konuşma terapisti kişilerdeki konuşma bozukluklarının türüne göre hareket eden kişilerdeki konuşma sorunlarının neler olduğunun tespitini yapan ve sonuç itibari ile hangi konuşma yöntemini kullanması gerektiğine de karar veren kişidir. Bu terapilerin sıklığı, devamlılığı ve verimine etki eden kişi konuşma terapisti olmalı, terapiyi alan kişinin çevresinin bu konuda, uzmanı yanlış yönlendirmiyor şekilde konuya yaklaşmaları gereklidir.

KEKEMELİK NASIL GEÇER

Kekemelik Nasıl Geçer

 

KEKEMELİK NASIL GEÇER

Kekemelik kalıcı değildir,sistemli bir tedavi ile buna son verilebilir.Küçük yaşlarda oldukça sık fakat ara ara görülebilen kekemelik genetik olarak değerlendirilmemelidir. Çevresel faktörlerin etkisi ile vücudun reaksiyonu olarak doğan tepkiler, konuşma sırasında yaşanan takılmalar olarak görülebilir. Konuşma sırasında yaşanan takılmaların, tekrarların, duraksamalara genel olarak verilen isim kekemelik olsa da “

kekemelik nasıl geçer” sorularından önce kekemelik türü ve gelişim aşamalarının araştırılmasının gereği önem teşkil etmektedir.  Kekemelik köken itibari ile genetik yapısı olmayan ve doğuştan ileri gelen bir sıkıntı değildir. Kekemelik beyinle ilgili nörolojik bir sorun olarak da adlandırılabilecek olumsuz bir potansiyele sahip değildir. Bu noktada cerrahi bir operasyonda gerekli değildir.

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Konuşma Bozukluğu ve Konuşma Terapisi

Akıcı konuşma bozuklukları ya da harf hataları olarak da görülebilen konuşma bozukluğu sorunu, herhangi bir ilaç ya da hap tedavisi ile son bulabilecek bir yapıda değildir. Konuşma bozukluğunun türünün belirlenmesi ile yola çıkılması gereken konuşma terapisi, harf hataları ve akıcı konuşma bozuklukları ya da her ikisinin de yaşandığı vakalar olabilmektedir.

kekeme (48)

Bu durumlarda öncelikle şekillendirilmiş kontrollü bir konuşma alışkanlığının empoze edilmesi amaçlanmalı bu süreç başarıyla tamamlandıktan sonra harf ve sesletim sorunlarının üzerinde dil terapileri uygulanarak bu sorunların da üstesinden gelmek gereklidir. Fakat terapiler sonrasında konuşma bozukluğunun tekrar edebilme olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır.

{$footer_yazisi}